Yükleniyor...
Yükleniyor...

Avrupa’nın tarih kokan şehirlerinden, dünyanın en romantik şehirlerinden ve Macaristan’ın başkenti efsanevi şehir Budapeşte, gezerken yorulduğunuz ama yorgunluğunuzun hiç farkına varmadığınız bir şehir.
Avrupa seyahatine çıkıyorsanız kesinlikle gezip görmeniz gereken hatta özel olarak gitmeniz gereken bir şehir. Çok hareketli bir şehir olmasa da insana huzur veren yapısı şehrin en ilgi çekici özelliği. Avrupa’ya göre ucuz ama çoğu pahalı şehirden yüzlerce kat fazla keyif veren bir yer. Bu efsanevi masal diyarına gelip de görmeden dönmemeniz gereken yerleri yazımın devamında bulabileceksiniz.

Bu tepenin asıl ünlü olmasının nedeni tepeden eşsiz Budapeşte manzarasına sahip olmasıdır. Danube Nehri yanında yükselen bu tepede iki dev anıt ve bir mağara kilisesi bulunuyor.

Budapeşte’nin Buda yakasında yer alan bu meydanın tarihi 17. yy’a kadar uzanıyor. İtalyan tarzı bir tasarımı olan bu meydandaki bina uzun yıllar Buda Belediyesi olarak kullanılmış. Buda, Obuda ve Pest’in birleşmesinden sonra işlevini yitirse de önündeki heykel Buda’nın simgesi olarak gösteriliyor.

Budapeşte’nin en büyük kilisesi olma özelliği taşıyan bu bazilika, önceden katedralken papanın emri ile kilise statüsüne getirilmiş. 1867’de yapımı tamamlanan bu eseri görmeden geçmeyin. Çünkü yakından görme şansı bulan ziyaretçiler yapının mimarisine hayran kalıyor.

Eski Peşte ile Buda’yı birbirine bağlayan bu köprünün girişindeki heykeller çok ilgi çekici. Özellikle gidilmese de Peşte’ye geçerken incelenebilecek bir eser.

Ortalama 700 yıllık bir tarihi olan bu kilise dönemin mimari sanatlarının incelenmesi için bulunmaz bir nimet ve Trinity Meydanı’nın en güzel kilisesi. Kilise Macar krallarının taç giyme törenlerine ev sahipliği yapmış tarihi anlamda da çok önemli bir yapıt.

Adından da anlaşılacağı üzere şehrin Buda kısmında bulunan kale, kraliyet sarayı olarak da geçer. Günümüzde bu muhteşem binanın içersinde Budapeşte Tarih Müzesi, Macar Ulusal Galerisi ve Ulusal Szechenyi Kütüphanesi yer almaktadır.

Orta Avrupa’nın en çok ilgi çeken binalarından olan parlamento binası, 18 bin metrekare bahçe içersinde yer alıyor. 233 heykelin süslediği toplam 691 odaya sahip olan bu bina 1902 yılında yapılmıştır.

Çok çeşitli sergilerin olduğu bu müzeyi görmeden gezinizi sonlandırmayın derim. İçersinde Modern ve Çağdaş Tarih, Macaristan Topraklarında Yaşayanların M.Ö. 400.000’den M.S. 804’e Tarihi, Taç Giyme Töreni Kıyafetleri, Roma Taş İşlemeciliği sergileri mevcut.

Resmi törenlerin yapıldığı bu anıtın çevresinde Macar tarihinde önemli liderlerin heykelleri mevcuttur. Bu heykellerde Osmanlı ile Macaristan arasında yapılan savaşlardan tanıdığımız Macar komutanların heykelleri çoğunluktadır.

19. yüzyıl’dan kalma bu opera binası akustik olarak Avrupa’nın en iyilerindendir ve eşsiz bir estetiğe sahiptir. Eğer vaktiniz varsa bu eşsiz atmosferde bir opera dinlemenizi tavsiye ederim.

Avrupa’nın en büyük tıbbi hamamı olarak görülen bu hamam özellikle eklem rahatsızlığı olanların çok sık gittiği yerdir. Bizdeki kaplıcalar gibi çok sayıda insanın uğrak noktası olmuştur.

Budapeşte’ye bağlı olan bu ada Tuna nehrinin ortasında yer alır. Parklarıyla çok ilgi çeken ada şehre iki ayrı köprü ile bağlanır.

Bir döneme ışık tutan müze çok çeşitli bölgeleriyle adeta gezerken insanın içini acıtıyor. Dikkat edin bu müzeyi gezerken gözyaşlarınıza hâkim olamayabilirsiniz.

2. Dünya Savaşı sonrası ölen Yahudiler anısına yapılan bu anıt çok ilgi çekici bir eserdir. Tahmin edebileceğiniz üzere her ayakkabı katliamlar sırasında ölen Yahudileri temsil etmektedir.

Bu sinagog Avrupa’nın en büyük, dünyanın ise 5. sinagogudur. 2. Dünya Savaşı döneminde çok hasar alan bu devasal eser sonradan onarılarak tekrar eski görüntüsüne kavuşturuldu.
Efe Cuma Yavuzsoy
EDUMAG editörü olarak yurtdışı eğitim içeriklerinin hazırlanmasında aktif rol üstlenen, yurt dışı deneyimleri konusunda tutkulu bir içerik profesyoneli. Editöryel kalite standartlarını koruyarak, okuyuculara güncel ve doğru bilgiler sunuyor.

Yurtdışına çıkmak ve yeni kültürleri keşfetmek her ne kadar keyifli bir aktivite olsa da, henüz bu deneyimi yaşamayanların kafasında çeşitli soru işaretleri oluşturabiliyor. Yurtdışına çıkmak isteyen...

Londra gibi her sokağı sizi ayrı büyüleyen bir şehri ziyaret etmişken bol bol fotoğraf çekmek ve anı biriktirmek, eminim hepimizin yapmak isteyeceği bir şeydir. Özellikle benim gibi fotoğrafçılıkla da...

İsviçre'de bir organizasyon tarafından cep telefonu ve internet aracılığıyla yapılan bir oylama sonucunda, dünyanın 7 harikasına alternatif olarak seçilmiş olan dünyanın yeni 7 harikası 2007 tarihinde...
270.818 görüntülenme