Yükleniyor...
Yükleniyor...

Macera Dolu Work and Travel ile Yol Açık, Yola Çık! konusu, yurtdışı eğitim sürecinde önemli bir yere sahiptir. yurtdışı eğitim süreçleri, akademik planlama ve kariyer hedefleri alanında yapılan araştırmalar, Macera, Dolu, Work, Travel hakkında bilinçli adımlar atmanın öğrencilerin başarısını doğrudan etkilediğini göstermektedir. Yurtdışında eğitim almayı hedefleyen öğrenciler için macera dolu work and travel ile yol açık, yola çık! konusunu iyi anlamak, doğru kararlar vermek açısından büyük önem taşır.
Günümüzde macera dolu work and travel ile yol açık, yola çık! ile ilgili bilgiye erişim her zamankinden daha kolay olsa da, doğru ve güncel kaynakları bulmak hala önemli bir ihtiyaçtır. yurtdışı eğitim süreçleri, akademik planlama ve kariyer hedefleri kapsamında Macera, Dolu, Work, Travel değerlendirirken dikkat edilmesi gereken pek çok husus bulunmaktadır. Bu görseller, macera dolu work and travel ile yol açık, yola çık! konusundaki farklı perspektifleri ve deneyimleri yansıtmaktadır.
Bu galerimizde macera dolu work and travel ile yol açık, yola çık! konusuna dair dikkat çekici görselleri sizler için derledik. yurtdışı eğitim süreçleri, akademik planlama ve kariyer hedefleri hakkında görsel bir rehber niteliğindeki bu içerik, Macera, Dolu, Work, Travel sürecinde karşılaşabileceğiniz durumları somut bir şekilde gözler önüne sermektedir. Görselleri inceleyerek macera dolu work and travel ile yol açık, yola çık! hakkında daha net bir fikir edinebilirsiniz.
Yurtdışı eğitim deneyimi, sadece akademik bilgi edinmenin ötesinde kişisel gelişim, farklı kültürleri tanıma ve uluslararası bir bakış açısı kazanma fırsatı sunar. Macera Dolu Work and Travel ile Yol Açık, Yola Çık! başlığı altında incelediğimiz bu konu, yurtdışına çıkmayı planlayan öğrencilerin sıklıkla araştırdığı ve bilgi edinmek istediği alanların başında gelmektedir. Macera, Dolu, Work, Travel ile ilgili doğru ve kapsamlı bilgiye ulaşmak, eğitim sürecinin her aşamasında bilinçli tercihler yapabilmenizi sağlar.
Edumag olarak yurtdışı eğitim alanında en doğru, en güncel ve en kapsamlı bilgileri sizlerle buluşturmayı hedefliyoruz. Macera Dolu Work and Travel ile Yol Açık, Yola Çık! konusu da bu doğrultuda hazırladığımız içerikler arasında yer almaktadır. Macera, Dolu, Work, Travel hakkında detaylı bilgi edinmek isteyen tüm okuyucularımızın bu içeriği dikkatle incelemelerini tavsiye ederiz. Herhangi bir sorunuz olması durumunda uzman eğitim danışmanlarımıza başvurabilirsiniz.
Bu yaşına kadar bir geceliğine arkadaşında dahi kalamamış, evin tek çocuğu bir kız düşünün. Amerika mı? Hem de tek başına? Tam olarak bir hayaldi bu. Sonra ne mi oldu? Buyrun bakın neler oldu, neler yaşadı o kız...

Her şey bir kavanozla başladı. Uzun yıllardır bu tarz yazılar okuyor, fotoğraflar inceliyor, yurtdışına çıkma ve farklı kültürler tanıma hayalleri kuruyordum. Bunun için kumbara şeklinde bir kavanoz oluşturup üzerine de renkli kağıtlarla “yurtdışı için” diye not düştüm ve onun içerisinde para biriktirmeye başladım. Bu yaşıma kadar değil yurtdışına, şehirdışına bile, hatta ve hatta bir gecelik arkadaşımda kalmaya bile izin alamayan birisiydim. Ailemin tek çocuğuydum ve gözleri gibi sakınırlardı çünkü. Nasıl yapacaktım ben bunu? Ama bu siyah beyaz olan hayallerimin renklenmesi gerekiyordu artık. Bu yaşa bir daha gelinmeyecek ve bu fırsatlar bir daha güneş açmayacaktı. Ailemle çok ciddi bir konuşma yaptım ve bunun önemini çok güzel bir şekilde izah edince engel olamayacaklarını fark ettiler. Nasıl olduğunu anlayamadığım bir şekilde bu konuda arkamda durmaya ve destek olmaya karar verdiler. İşte her şey şimdi başlıyor, kalp atışlarım şimdi anlam kazanmaya başlıyordu.

İşlemlerim beklediğimden çok daha hızlı ilerliyordu ve her şeyim sorunsuz ilerliyordu, ta ki ilk reddimi alana kadar.. Küçük sakin bir kasabada dondurma üzerine bir kafede kasiyerlik yapacaktım. O büyük gün gelmişti, mideme giren kramplar, ağrılar, tarifsiz heyecanım. Günlerce yemek yiyememiştim. Bu heyecanı inanın anlatmam mümkün değil… Konsoloslukta sıramı beklerken numaramın yandığını fark ettim ve görevliye ilk adımı ben attım bir selamla. Biraz konuştuktan sonra not ortalamamın düşük olması sebebiyle red aldım ilk görüşmemden. Fakat pes eder miyim? Ben ki o aileyi ikna etmiştim, hayallerim vardı, yapılacak çok şeyim vardı ve pes etmedim. İstanbul Konsolosluğu için bir randevu daha aldım. Hocalarımdan aldığım referans mektuplarımla beraber çıktım bu kez memurun karşısına. Gayet kendinden emin, kararlı ve azimli bir şekilde. O mektuplara gerek bile kalmadan çok zevkli bir sohbet sonunda vizem onaylandı. O ana dair tek hatırladığım oradan çıkarken gözlerimden yaşlar aktığı. İşte o yaş yanağımdan süzülürken anladım ki derin bir rüyada falan değildim, her şey gerçek oluyordu. Evet, yüzünüzdeki gülümsemeleri asla eksik etmeyin, inanın, inanın ve yine inanın.

Çok uzun bir yolculuğun ardından ayaklarım sonunda ABD topraklarına bastı. Yaklaşık 24 saattir bir şey yememiş olmam, 18 saattir yolda olmam hiçbir şey umrumda değildi. Havalimanından dışarıya çıktım ve o sıcak, nemli ve bir o kadar da huzur dolu hava yüzümü okşadı hoş geldin dercesine. Bir gülümseme attım işte orda hayata. Bu güne kadar hiçbir hayalim gerçek olmamıştı –ta ki o güne kadar-. Hala inanamıyordum çünkü o yaşıma kadar bir gece için arkadaşıma bile gidemeyen ben, tek başıma bir Amerika serüvenine atmıştım kendimi. Ne cesaret sen tek başına okyanus ötesine gidiyorsun? Bu sorunun cevabını hala bulabilmiş değilim ben. Ama yapın arkadaşlar, çıkın yola. Kimse yok demeyin, tek başınıza da çıkın. Yapamayacağınız hiçbir şey yok.

Kişiliğinize göre şekillendirin kararlarınızı, ki mutluluğu tadabilesiniz. Ben doğaya ve tarihe düşkün olmamdan dolayı tam da bununla alakalı bir yere gittim; Williamsburg, Virginia. Doğal harikalığı büyüleyici, tarihi yerleri unutulmayacak güzellikteydi. Büyük bir ormanın içinden geçen bir bisiklet yolu hayal edin. Havasıyla kuşuyla ağacıyla her şeyiyle mükemmel ve sonsuzluk gibi bir şeydi benim için. Çekin o havayı, ciğerlerinize kadar içinize çekin..

Bir anda dünyayı, diğer insanları, ve hatta diğer her şeyi unutabileceğiniz şeyler yaparsanız iyisinizdir, mutlusunuzdur, huzurlusunuzdur. Tavsiyeler üzerine Waller Miller Park’a gidip bir kayık kiraladım. Su ile aynı seviyede olan sen, yanından geçen ördekler, yemyeşil bir orman ve ağaçların üzerinden cıvıldayan kuşlar. Benim için huzur tam da burasıydı. İşte o gün anladım ben ne kadar doğru bir yere geldiğimi.

Açlık mı? En büyük derdimdi benim. Türk mutfağından oralara düşünce e tabi haliyle oralarda kebap bulunmuyor. Tam da işte böyle derken haber geldi bizlere. Amerika’lı teyzelerimiz amcalarımız bizler için yemek daveti vermişler. Bizler de toplanıp gidelim dedik tabiki ve her milletten genç vardı neredeyse. Amerikalı teyzelerimiz amcalarımız bizler için yemekler yapmışlar, masalarımıza gelip teker teker sohbet ettiler, kültürlerimiz hakkında bilgi aldılar. Dışarıda oyun sahasında bizlerle oyunlar oynadılar. Bununla da kalmayıp kaldığımız yeri ziyarete gelip upuzun masa kurup kebap yaptılar bizler için. Amerikalıların yardımseverliliğini içinizde hissedeceksiniz.

Gezinin her türlüsünü denedim fakat bir şehri özgürce arşınlamak kadar güzel bir şey yoktur. Sırtımda ağır yükümle ve elimde haritamla Washington DC sokaklarında dolaşıyordum büyük bir heyecanla. Özellikle görmek istediğim yerleri haritamda işaretlemiş, deli gibi bulmaya çalışıyordum sıcağın altında. Tam artık yorgunluktan vazgeçmek üzereyken sağıma bakmamla orayı gördüm; Smithsonian Institution Castle. Hedefinize ulaşana kadar her şey size zor gelir, bıktırır, ter döktürür fakat işte onu başardığınız an size tüm yorgunluğunuzu unutturur. Hayal edin, çabalayın ve isteyin.

Hayallerdir insanın içerisindeki en önemli yere sahip olan. Batı Amerika hayalimin gerçekleştiği, oraya ayak bastığım günü ve anı unutmam mümkün olamaz. İlk gün araba kiralayarak Hollywood Dağı’na çıkmaya karar verdik. Zar zor bulduk en sonunda ve arabayı park edip yokuşu yürümeye başladık. Köşeyi döner dönmez karşımda “HOLLYWOOD” yazısını görmemle çocuk gibi havalara uçmam bir oldu. Tepeye çıktım, karşımda o meşhur imza, arkamda ise o devasa şehir Los Angeles ayaklarımın atındaydı. Unutulmaz bir an, unutulmaz bir mutluluk..

Eğer San Francisco yolundaysanız kesinlikle yolda o meşhur San Francisco şarkısını dinlemelisiniz. Farklı bir heyecan basıyor, sabırsızlanıyorsunuz her dakika. Hele ki adım attığınız an. Bu şehir benim için tam olarak İstanbul ve New York City şehirlerinin karışımından oluşmuş güzellikteydi. Muhteşem havasıyla, devasa köprüleriyle, meşhur caddeleriyle kendine aşık etti diyebilirim.

Ve LAS VEGAS..! Buraya adım attığınız an her şeyi unutuyorsunuz; şimdiye kadar bildiğiniz, gördüğünüz, duyduğunuz her şeyi. Dünyadan kendini tamamen soyutlamış, kendi içerisinde ayrı bir evrene sahip olan, asla ve asla uyumayan, caddelerinde ışıkları sönmeyen, yürürken o mükemmel binalardan gözlerinizi alamayacağız, görüp görebileceğiniz en güzel şeyleri ve hatta dünyanın en büyük otelleri ve kumarhanelerini görebileceğiniz o muhteşem şehir, Vegas. İşte bunu anlatmam mümkün değil, sırf Vegas için gidin, gidin ve bu güzellikleri yaşayın..!

Yüksekliği 1600 metreyi bulan dünyanın en büyük kanyonu, Grand Canyon. Sabahın 4’ünde kalkıp yola çıktık burayı görmek için. Yükseklik korkum vardır normalde ve bu yüzden günün tadını çıkaramamaktan korkuyordum. Fakat nasıl oldu bilmiyorum, belki de buraya bir daha ayak basamayacak olma ihtimalindendir, korku falan kalmadı o devasa güzellik karşısında. En uçlara kadar adımlarımı attım ve o güzel manzaranın tadını çıkardım. Hayatımın en güzel manzarası karşımdaydı çünkü.

Aman Tanrım, Flatiron binası mıydı o gördüğüm? Hani o filmlerde, televizyonlarda, fotoğraflarda gördüğüm “üçgen bina”.. İnanılmaz güzelliklerle, inanılmaz mimarilerle dolu New York City. Sabah çok erken saatlerde çıktım sokaklarına. Çok farklı bir dünya, farklı insanlar, farklı bir yaşam.. İnanılmaz kalabalığın arasından sıyrıla sıyrıla, yine elimde haritamla hedeflerime yürüyordum ve yaklaştıkça kalbimin gümbürtüsünü hissediyordum. Görüp görebileceğiniz en düzenli şehir olarak nitelendirebilirim burayı. Hayaller şehri; New York City!

Hayatımın en büyük duygu karmaşasıydı son günüm. Bir yandan topraklarına, ailene, sevdiklerine duyduğun özlem; diğer yandan da Amerika’ya, bu insanlara, bu güzelliklere duyacağın özlem. Hangisi ağır basıyordu? Mutluluk mu, üzgünlük mü? İnsana çok şey katıyor bu macera, çok şey öğreniyorsunuz, at gözlüklerinizi çıkarıyorsunuz ve gerçek hayatı görüyorsunuz. Asıl değişiminizi ise Türkiye’ye döndüğünüzde fark ediyorsunuz. Yol açık, yola çık; siyah beyaz hayallerini renklendirmek için çık..!
Kübra Kılınç
EDUMAG bünyesinde yurtdışı eğitim içerikleri hazırlayan, alanın güncel gelişmelerini takip eden bir yazar. Öğrenci perspektifinden kaleme aldığı yazılarıyla, yurtdışı eğitim planlayanlar için pratik bilgiler sunuyor.

2019 yazında New Jersey, Wildwood'da Work and Travel yapmış ve 2020 itibarıyla Amerika'dan 10 yıllık turist vizesi almış birisi olarak bu yazımda sizlere işinize yarayabilecek tavsiyelerden bahsetmek...

Work and Travel programına katıldınız, işinizi seçtiniz, mülakatınızı yaptınız, vizenizi aldınız. Peki ya konaklamanız? Work and Travel programının en önemli parçalarından biri olan konaklama konus...

Her sektörde olduğu gibi iyi hizmet veren ve hizmetinde ciddi sıkıntılar olan firmalar yurtdışı eğitim sektöründe de mevcut. Bu sebeple Work and Travel ile ilgilenenlere dikkatli olmaları gereken bir...
270.897 görüntülenme