Yükleniyor...
Yükleniyor...

Work and Travel Günlüğü: Amerika'da Felekten Bir Yaz! konusu, yurtdışı eğitim sürecinde önemli bir yere sahiptir. Amerika'da eğitim, kampüs kültürü ve kariyer olanakları alanında yapılan araştırmalar, Work, Travel, Günlüğü, Amerikada hakkında bilinçli adımlar atmanın öğrencilerin başarısını doğrudan etkilediğini göstermektedir. Yurtdışında eğitim almayı hedefleyen öğrenciler için work and travel günlüğü: amerika'da felekten bir yaz! konusunu iyi anlamak, doğru kararlar vermek açısından büyük önem taşır.
Günümüzde work and travel günlüğü: amerika'da felekten bir yaz! ile ilgili bilgiye erişim her zamankinden daha kolay olsa da, doğru ve güncel kaynakları bulmak hala önemli bir ihtiyaçtır. Amerika'da eğitim, kampüs kültürü ve kariyer olanakları kapsamında Work, Travel, Günlüğü, Amerikada değerlendirirken dikkat edilmesi gereken pek çok husus bulunmaktadır. Bu görseller, work and travel günlüğü: amerika'da felekten bir yaz! konusundaki farklı perspektifleri ve deneyimleri yansıtmaktadır.
Bu galerimizde work and travel günlüğü: amerika'da felekten bir yaz! konusuna dair dikkat çekici görselleri sizler için derledik. Amerika'da eğitim, kampüs kültürü ve kariyer olanakları hakkında görsel bir rehber niteliğindeki bu içerik, Work, Travel, Günlüğü, Amerikada sürecinde karşılaşabileceğiniz durumları somut bir şekilde gözler önüne sermektedir. Görselleri inceleyerek work and travel günlüğü: amerika'da felekten bir yaz! hakkında daha net bir fikir edinebilirsiniz.
Edumag olarak yurtdışı eğitim alanında en doğru, en güncel ve en kapsamlı bilgileri sizlerle buluşturmayı hedefliyoruz. Work and Travel Günlüğü: Amerika'da Felekten Bir Yaz! konusu da bu doğrultuda hazırladığımız içerikler arasında yer almaktadır. Work, Travel, Günlüğü, Amerikada hakkında detaylı bilgi edinmek isteyen tüm okuyucularımızın bu içeriği dikkatle incelemelerini tavsiye ederiz. Herhangi bir sorunuz olması durumunda uzman eğitim danışmanlarımıza başvurabilirsiniz.
Work and Travel Günlüğü: Amerika'da Felekten Bir Yaz! konusunu değerlendirirken dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, her öğrencinin farklı hedeflere ve beklentilere sahip olduğudur. Work, Travel, Günlüğü, Amerikada sürecinde kişisel ihtiyaçlarınıza en uygun seçenekleri belirlemek için kapsamlı bir araştırma yapmanız önerilir. Deneyimli eğitim danışmanlarından destek almak ve benzer süreçlerden geçmiş öğrencilerin görüşlerini değerlendirmek de karar verme sürecinizde size büyük katkı sağlayacaktır.
Şöyle bir geçmişe bakınca 4 farklı kocaman yaz dönemini Amerika’da geçirdiğimi görünce kendimde inanamıyorum. Work and Travel programına katılma sürecim biraz garip, biraz karmaşıktı. Gelin birlikte en başından başlayalım..

Öncelikli olarak yurtdışına çıkma şansımın sadece dil okulu ile olduğunu düşündüğüm dönemde dil okulları araştırmalarına başlamıştım. Fakat İngiltere’de 2 aylık alacağım dil eğitiminin maliyeti bütçemi aşınca bu seçenekten vazgeçtim.
Yurtdışına çıkmak için başka arayışlara girdiğim dönemde tesadüfen arkadaş tavsiyesi ile hiç bilmediğim ve duymadığım Work and Travel programı ile tanıştım.
Araştırmaya başlayınca hakkında bazı kötü yorumlar duyup okuduğum bir program olarak vardı aklımda. Ta ki yakın arkadaşlarımdan birinin gidip tecrübe etmesine kadar! O arkadaşımın tavsiyesi ile hiç aklımda olmayan Work and Travel macerasına ben de koyulmaya karar verdim.

Sıradaki adımlarım şöyle devam etti ; Firma seçimi, iş seçimi, işe yerleştirilme, vize başvurusu ve uçuş..
Firma seçimimi yaptıktan sonra sıra iş seçimine gelmişti.

Kendim sosyal biri olduğum için, sosyalleşebileceğim J1 öğrencilerinin yoğun olduğu doğu yakasında bulunan Morey’s Piers eğlence parkının bunun için doğru bir karar olacağını düşündüm. Amerika’nın önde gelen ve ün yapmış eğlence parklarından biriydi sonuçta.
Morey’s Piers, bünyesinde çok fazla sayıda farklı ülkelerden Work and Travel öğrencisi çalıştırıyordu. Hem çalışıp hem de doğu kıyısında yaz tatili havasında bir Work and Travel programı geçirmek, aynı zamanda da travel kısmını beklemeden izinli günlerde büyük şehirleri de gezmek istiyorsanız birinci sırada düşünebileceğiniz bir yer.

Bindik bir alamete gidiyoruz Amerika’ya..
İlk yurtdışı uçuşum 12-13 saat sürecek olmasına rağmen Amerika’ya olmuştu. Uçaktaki yemek ve servisler ile uçuş kısmı da gayet hızlı geçmişti. Benim varış noktam kültür başkenti olan New York‘tu. Bu yüzden açıkçası kendimi tamamen kültür şoku içerisinde bulmuştum.

New York City’e iner inmez kendimi kültür karmaşasının içerisinde buldum. İndiğim andan itibaren insan profilinin değişmesi, çok sayıda farklı dilleri aynı anda duyup, kendini farklı bir sistemin içerisinde bulmak, ayrıca havaalanından çıkar çıkmaz trafik kuralları, yayanın araçlara göre önceliği, insanların sana göstermiş olduğu saygı, o anda senin gerçekten garip hissetmene sebep oluyordu. Bunlar iner inmez karşılaştığım en basit örneklerdi.
New York’un örümcek ağı gibi olan metrosunda yönleri karıştırsam da sonuç olarak istediğimi elde etmiştim. Kalacak yer için defalarca konakladığım airbnb.com ‘ı önerebilirim.

İki gün New York’ta geçirdikten sonra çalışacağım yere doğru yola koyuldum. Önce otobüs ile Atlantic City’e, daha sonra transfer yaparak tekrar otobüs ile Wildwood’a varabilmiştim. Work and Travel’a dönüp bakınca en çok tecrübe edindiğim anlar da belki bu anlardı.

Work and Travel programında bazı işverenler konaklama sunuyorken bazıları ise sunmayabiliyor. Benim işverenim doğrudan sağlamasa da yardımcı oluyordu. Wildwood‘a varır varmaz bavullarımla işverenin yanına gittim, doğrudan konaklama sağlamasa da ofislerindeki kitapçıklarında ev listesi vardı. Buradaki ev listelerinde kira detayları, kaç kişi kaldığı vs. her şey yazıyordu. Ben bu listeden 1-2 ev seçip, sokak sokak ev aramaya başlamıştım.
Her şeyi kendim başarmayı seven birisi olarak, kapıları tıklayıp ev sahipleriyle konuşup evlerde kimlerin ve kaç kişi kaldıklarını soruyordum. Gittiğim kasabadaki Amerika’ya gidiş amacımdaki en önemli neden İngilizcemi ilerletmekti. O yüzden ev seçerken Türk’ün olmadığı bir eve yerleştim. Ev arkadaşlarım Litvanyalı, Özbek, Polonyalı, Romanyalı, İrlandalı, Mısırlı ve birçok farklı ülkeden benim gibi gelen öğrencilerdi.

Work kısmında 3 ay gibi bir süre geçirdiğiniz için gerçekten işinizin ve çalıştığınız bölgenin güvenli, size hitap eden ve mutlu olabileceğiniz bir yer olması sizin program akışınızı etkileyecektir. Kendimce çalışırken herhangi bir problem ile karşılaşmadım. İşinizi iyi yaptıkça işverenlerin sizlere geri bildirimleri de daha iyi oluyor. Ne yapın ne edin kendinizi nereye giderseniz gidin sevdirin. Ben bu şekilde geri çağrılarak 4 yaz geçirdim Amerika’da.
Hem çalışıp hem eğlenip hem geziyordum doğu kıyısını. Çalıştığım işveren turlar düzenliyordu bu turlar ile çalışırken Philadelphia ve Washington DC’yi görme fırsatım oldu. Dediğim gibi çok fazla sayıda dünyanın farklı yerlerinden arkadaşların oluyor ve ayrılmak çok zor ve üzücü oluyordu.

Çalışma dönemini bitirince Amerika’ya gelmemdeki en önemli nedenlerinden biri ve beni en çok heyecanlandıran Batı Yakası’na biletleri aldık. Amerika’ya tek gelmeme rağmen travel kısmı için arkadaş bulmak çok kolay olmuştu. Çocuklar gibi mutluyduk Las Vegas’a uçak bileti sizce de kulağa hoş gelmiyor mu? Türkiye’den evde oturup düşününce imkânsız gibi geliyor bazı şeyler ama Amerika’ya adım attığında ”ne olacak ya 6 saat çalıştığım ücret ile Las Vegas’a giderim” şeklinde bir durum oluşuyor.

Philadelphia’dan Las Vegas’a uçuşumuzla batı maceramız başladı. Las Vegas ile başlayan tur; Grand Canyon, Los Angeles, San Francisco, Hollywood ve Universal Studios ile sonlandı. Bu 10 gün hayatımın en güzel günleriydi, tarifi mümkün değil! Sadece Universal Studios’u yaşamak için Amerika’ya gidebilirim. Tur önerisi için sizlere çok uygun fiyatları olan tours4fun.com‘ı önerebilirim.

Eve döndüğümde 4000’e yakın resim çektiğimin farkına vardım. Geçmiş dönemlere bakınca her yaz farklı bölgeler olmak üzere birçok yer görme fırsatım oldu.
(New York, Boston, Philadelphia, Washington DC, Baltimore, Chicago, Wisconsin, Milwakuee, Las Vegas, Los Angeles, San Francisco, Miami ve Bahamalar)

Hayata bakış açımda her zaman seyahat edip, farklı kültür ve milletleri görmek önemli bir yer tutuyordu. Bunun üstüne Work and Travel bana inanılmaz tecrübe, mükemmel arkadaşlıklar, unutulmayacak anılar kazandırırken gezgin ruhumu daha çok ortaya çıkardı.

Son olarak Work and Travel programı bir Erasmus öğrenci değişim programı gibi sadece üniversite öğrencilik döneminde gidebileceğiniz, üstelik bu maliyetlere göre uygun denilebilecek harika bir kültürel değişim programı. Geriye dönüp baktığımda son 4 yaz tatilimi Amerika’da geçirmişim. Bana kattıklarını görünce tekrar öğrenci olsam yine gitsem diyorum.
Serkan Taylan
Yurtdışı eğitim danışmanlığı alanında uzmanlaşmış, uluslararası eğitim programları ve okul seçimi konusunda profesyonel deneyime sahip bir danışman. Sektördeki bilgi birikimini, pratik ve uygulanabilir içeriklerle öğrencilere aktarıyor.

Herkesin yola çıkacağı doğru bir zaman vardır. Bence o zaman kendini keşfetmeye başladığın ve daha fazla keşfetmek istediğin de ortaya çıkıyor. Benim hikayem Work and Travel şöyle başlıyor;

Üniversitemin ilk yıllarıyla beraber başlayan hikayem koca bir 4 yılın sonunda gerçekleşti. Garantici ve gerçekçi bir aileye sahip olduğum için, değil Amerika’ya gitmek, onlardan ayrı İzmir’de 4 yıl b...

Her Work and Travel öğrencisinin fotoğraf arşivinin %60’ı neyle doludur sizce? Tabi ki parti fotoğraflarıyla. Amerika’ya gittiğinizde mahalledeki komşuları dedikodunuzu yaptıracak kadar kıskandıran, e...
270.818 görüntülenme