Yükleniyor...
Yükleniyor...

Biliyorum ki yurtdışında dil eğitimi almak birçok kişinin hayalidir ancak, asıl önemli olan konu, hem vaktimizi hem de bütçemizi ayırdığımız bu eğitim fırsatlarını gerçekten efektif bir şekilde kullanıp kullanmadığımızdır.
Dil eğitimi için geldiğimiz ülkelerde, aslında biz fark etmesek de planlarken çok uzunmuş gibi gelen süreler çok çabuk geçer. Sonrasında "Ah şimdiki aklım olsa..." diye başlayan cümleler kurmamanız için sizlerle kendi 3 aylık dil eğitimimden edindiğim tecrübemden önemli bulduğum noktaları paylaşmak isterim.

Biliyorum kulağa garip geliyor ancak, yabancı dil eğitimi alırken Türkçe düşünmeye devam eden bir zihnin, başka bir dili öğrenmeye odaklanması ne yazık ki imkansız diyecek kadar zordur.
Gideceğiniz dil okullarında muhakkak Türk öğrenciler olacaktır. Onlarla kurduğunuz Türkçe diyaloglar, ne yazık ki zihninizin öğreniyor olacağınız yeni dile adapte olmasını geciktireceğinden, onlarla iletişim kurmak yerine başka ülkeden gelen öğrencilerle konuşmanızı tavsiye ederim.
Ayrıca, farklı kültürden gelen öğrencilerle yakınlık kurmak sizin sadece dilinizi değil vizyonunuzu da geliştirecektir.

Ülkenizden ayrıldıktan yaklaşık iki hafta kadar sonra memleket özlemi hastalığına (homesick) yakalanabilmeniz gayet mümkündür. Bunu böyle okurken sizlere “Yok canım ne özlemi olacak!” gibi gelebilir ancak, inanın bu duygu öylesine güçlüdür ki tüm motivasyonunuzu sizden alıp, size tüm günü yatağınızda geçirtebilir! İşte bu hastalığa tutulduğunuz an yapmanız gereken iki şey var;

Her ne kadar başka bir ülkeye gitmiş, sürekli gezmek ve yeni yerler keşfetmek istiyor olsanız da okulunuzdan alıyor olacağınız eğitimi önemsemeyi ihmal etmeyin. Unutmayın, güzel yapılmış planlar sayesinde hem eğitime hem de şehir keşfine aynı anda vakit yaratabilirsiniz.
Dil okullarında sizler için planlanmış ödev, sunum ve sınavların hepsi, sizin dil gelişiminde ilerlemeler kaydetmenize yararlı olacak adımlardır. Bu sebeple bunlara da vakit ayırdığınızdan emin olun.

Hepiniz olmasanız da aranızda yabancı ortamlarda çekingenlik gösterenler olabilir. Sizler yurtdışı dil eğitimini, bu özelliğinizi bir nebze olsun geliştirme fırsatı olarak görebilirsiniz. Bunun için yapmanız gereken şey, insanlarla konuşmak için adım atmanın o kadar da korkunç ve zor bir şey olmadığını gözlemleyip, konfor alanınızın dışına çıkmaktır. Minik bir gülümseme ya da kısaca bir “ Selam!” demeniz onların size koşarak gelmesini sağlayacaktır.

Gideceğiniz her dil okulunda muhakkak aylık olarak düzenlenen sosyal etkinlik programları olacaktır. Bu etkinliklere katılmak hem arkadaş edinmenize hem de turistik yerlere grup indirimden dolayı daha uygun fiyatlarla gitmenize yardımcı olur. Bu sebeple, bu etkinliklere katılmanızı şiddetle tavsiye ederim.

Başka ülkelerden gelen arkadaşlarınızı Türk restoranlarına götürerek, mutfağımızı tanıtmak onların çok hoşuna giderken, size de biraz olsun özlem gidermenizde yardımcı olacaktır. Nereden, nasıl bir kültürden geldiğinizi yabancı insanlarla paylaşabilme, onların yüzlerinde gerek şaşkınlık gerek ise mutluluk ifadelerini görmek kadar güzel bir duygu olamaz.

Dil eğitimi için gideceğiniz şehirde bulunan üniversitelerin kampüslerini gezerek oradaki öğrencilerle kuracağınız iletişim, hem dilinizi geliştirecek hem de sosyalleşip yeni insanlar tanımanıza yardımcı olacaktır.
Bununla birlikte, üniversite binalarının mimarisi, kampüslerdeki genç enerji, ihtişamlı ve tarihi dokuları olan amfileri gezmek sizler için ayrıca bir turistik gezi tadında olabilir.

Gideceğiniz ülkelerde gidip görülecek o kadar çok yer olacak ki bunların hepsini aklınızda tutmanız pek kolay olmayacaktır. Bu sebeple internet ve tanıştığınız insanlar sayesinde gideceğiniz ülke ve şehirlerde gözde olan müze, park, galeri, restoran vb. mekanların neler olduğunu öğrenip listesini yapmanız, daha organize olmanıza yardımcı olacaktır. Daha sonra bu listedeki turistik yerleri haftalık ve günlük planlar yaparak gezip unutamayacağınız bir sürü anı biriktirebilirsiniz.

Yurtdışındayken o kadar çok farklı duygu değişimi yaşanıyor ki bunların hepsini hatırlamanız hiç kolay olmayabiliyor. Bu sebeple, gördüklerinizi, hissettiğiniz duyguları bir parça kağıda not olmak, o an fark etmeseniz de aylar belki de yıllar sonra tekrar okuduğunuzda yüzünüzde minik gülümsemeler yaratabiliyor. Böylesine önemli ve farklı anıları biraz olsun ölümsüz kılabilmek inanın sizleri ileri de çok mutlu edecektir.
Aynı zamanda, bu edindiğiniz tecrübeler gerek edinmek isteyeceğiniz yeni tecrübelere biraz olsun ışık tutup, çevrenizde dil eğitimi alacak olan eş-dostunuza önerilerde bulunmanıza yardımcı olacaktır.

Mutfak çeşitliliği gideceğiniz ülkeye göre değişse de eminim ki gideceğiniz her ülkede daha önceden tatmamış olduğunuz bir yemeği deneyimlemeniz gayet mümkündür.
Farklı mutfakları denemek, yabancı insanlarla ortak bir şeyler paylaşmak sizde çok farklı duygular yaratıp, kafanızdaki bazı tatlara yönelik gereksiz kalıpları, tabuları yıkıp bunlar sayesinde, hayata biraz daha geniş pencereden bakmanıza, zihninizde yer alan tüm önyargılarınızdan kurtulmanıza yardımcı olacaktır.

Bilmediğiniz bir ülkede geçireceğiniz zaman süresince, en yakın arkadaşınız olacak harita ve yabancı dil sözlük uygulamasını telefonlarınıza indirdikten sonra olası endişelerin yarısından fazlasını daha ülkenizden ayrılmadan elemiş olacaksınız.
Harita uygulamaları hem size gitmek istediğiniz yeri kolayca tarif edip aynı zamanda yakınınızda ihtiyaç duyabileceğiniz market, kafe, restoran, terzi, kuru temizleme vb. mekanlara kolayca ulaşmanızı sağlayacaktır.
Bununla birlikte, offline sözlük uygulamaları ise internete bağlı olmadığınız metro hatlarında bile aklınıza takılan bir kelimenin anlamına kolayca ulaşabilmenizi sağlayacaktır.
3 aylık dil eğitim sürecimde ve sonrasında Kanada’daki hayatımı daha da kolaylaştırdığını deneyimlediğim püf noktaları sizlerle paylaştığım yazım umarım sizler için yararlı olmuştur. Tecrübelerimi paylaşmaya devam ettiğim diğer yazılarımda görüşmek üzere…
Sevgiler,

Kanada, yaşamak için dünyanın en iyi ülkeleri arasında ilk sıralarında yer almaktadır. Yüksek refah seviyesi, eğitim kalitesi, son yıllarda izlediği iyimser nitelikli göçmen politikaları ve hem dil ok...

Sonunda 18 yaşımı doldurmuş, büyük stres ve mücadelelerle geçen dönemin ardından hangi üniversitede hangi bölüme gideceğim kesinleşmiş ve Uludağ Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nde birinci yılımı dold...

Ülkemizdeki gençlerin aşılması en zor problemlerinden biri kesinlikle İngilizcedir. Çeşitli uygulamalar, ülkemizde sayıları binleri geçen dil kursları, yabancı dil kitapları ve dahası İngilizce gelişi...
270.897 görüntülenme