Yükleniyor...
Yükleniyor...

Yurtdışında dil okulu hayalleri kurarken hiç ilk gününüzü düşündünüz mü? Genelde bu detayları hayallerimizi düşlerken atlarız. Amerika'da New Jersey'de geçirdiğim bir aylık dil okulu maceramın ilk gününde yaşadığım heyecanı kelimelerle anlatamam. Ama belki o zamanlarımın fotoğrafları bana yardımcı olur ve size dil okulumun ilk gününden bahsedebilirim.
Aslında bu güne "Oryantasyon Günü" de denilmektedir. Dil okuluna ve bulunduğumuz ortama uyum sağlanan bu gün aslında dil okulumuzda geri kalan günlerimizin ilk günüdür. Hem de en kıymetli ilk gündür... Peki siz de benim gibi Kings Education ile New Jersey'de okusaydınız, ilk gününüz nasıl mı olurdu? Haydi benim hikayeme bir göz atalım....

İlk güne sabah erkenden kalkıp, kahvaltıya giderek başlarsın. Yemyeşil kampüsün içerisinde doğanın o temiz kokusunu içinize çekip, zinde bir şekilde Kings Education ofisine doğru yol alırsın. Yüreğin pır pır atar, acaba tek ben mi varım? Ne demem gerekir? Nasıl konuşsam? Kiminle karşılaşacağım? diye kafanı meşgul eden bütün sorular ile ofise girersin. Bir anda güler yüzlü, sımsıcacık biri seni karşılar. “Welcome to Kings Education Dear Busra… I’m Erin…” Kendisi “Center Director” ve inanın bana çok tatlı biri! Dahası gerçek şu ki, dil okuluna gelen bir öğrenciyi anlamaya gayretli ve seni yüreklendiren sözleriyle kendini daha iyi hissetmen için gayret eden Chihae, Jennifer gibi bütün bir Kings Education New Jersey ailesinden sadece biri. Sanırım her öğrenci gibi ben de herkesin bir ön yargısı olan “İngilizce konuşamıyorum” kelimesindeki gizli öznenin aslında ben olmadığımı fark ettim o gün. Konuşabiliyormuşum, anlayabiliyormuşum ve hatta espri yapıp, gülebiliyormuşum. Sanırım kafamızdaki engelleri kendimiz koyuyoruz ve aslında sandığımız kişi değiliz. Bu yüzden “İngilizce konuşamıyorum” cümlesinden uzak durarak, elimizden geldiğince bildiğimiz her şey ile kendimizi ifade etmenin cesareti ile o ofise gidenlerden olun! 🙂

Amerika’da şöyle bir söz vardır; “Rule is rule.” Evet gerçekten öyle. Kural ne ise, odur. Ötesi yoktur. Dolayısı ile ilk oryantasyon gününüzde sadece dil okuluna değil, Amerikan kültürüne, yaşam tarzına, bir birey olarak uymanız gereken kurallara, sorumlu olduğunuz detaylara size bahsedildiğini görürsünüz. Bir nevi bilinçli bir turist, sorumlulukları olan bir öğrenci ve kesinlikle ne yapacağını çok net bilen bir birey oluyorsunuz. Örneğin Amerika’da hasta olunca hastaneye gitmezsiniz. Bu çok maaliyetlidir. Bunun yerine Health Center gibi sağlık kuruluşları sizlere yardımcı olur. En basit olarak bu konuda bilinçli olmanız için size yardımcı oluyor.

Tabi ki dil okullarında dil seviyelerine uygun sınıflar bulunmaktadır. Kings Education ile New Jersey’de İngilizce kursunda sizi bekleyen 4 ayrı seviye vardır. Bunlar; 1-2 seviyesi (Beginner & Elementary), 3-4 seviyesi (Pre-Intermediate & Low Intermediate), 5-6 seviyesi (Upper Intermediate & Pre-advanced) ve 7-8 (Advanced & Very Advanced) seviyesi olmak üzeredir.
Dil okulunuzun ilk gününde oryantasyonuzun bir parçası olarak dil seviyesi tespit sınavına tabi tutulursunuz. Bu sınav için motivasyonunuz tam olsun kesinlikle. Çünkü burada en önemlisi sizin kendi seviyenize uygun bir sınıfa yerleşmiş olmanız.

Eğer şanslıysanız, benim gibi eğitiminizi New Jersey’de bulunan Kings Education gibi bir dil okulunda alıyorsanız, dil okuluna gitmenin ötesinde bir Amerikan üniversitesinde okumayı deneyimlemiş olursunuz. New Jersey’de bulunan Rider Üniversitesi içerisinde İngilizce dil eğitiminizi alırken bir yandan da Amerikan Üniversitesi ortamını ve kampüs ortamını deneyimlemeye başlarsınız. Oryantasyon gününüzde size bu güzel ortamı da tanıtırlar.

Her Amerikan üniversitesi gibi Rider Üniversitesi’nin de birbirinden tatlı kupa, sweatshirt, magnet, rozet, çanta, matara gibi Rider Üniversitesi amblemli ürünleri var. Tabi ki ilk tercihimizi sweatshirtten yana kullanıp, hemen üzerinize geçirip üniversitenin geri kalanını keşfetmeye devam edebilirsiniz. Bu madde önemli, çünkü gittiğiniz yere kendinizi ait hissetmeniz orada güzel anılar biriktirmeniz için gerekli bir detay! 🙂 Amerika’da fark edeceğiniz diğer bir nokta ise de bu detay oluyor açıkcası… Her üniversite öğrencisinden 5’te 2’si üniversitesine ait sweatshirti giyiyor!

Amerikan üniversitesinde olmanın en güzel yanlarından biri de çalışma ortamınızın çok verimli b,r kütüphane ortamına sahip olmasıdır. Dil eğitiminizde ders çalışma saatlerinizi güzel bir kütüphanede geçirebilirsiniz. Günlük ödev ve ders tekrarlarınızın yanı sıra bilgisayarları kullanarak listening alıştırmalarınızı yapabilirsiniz. Okumak istediğiniz şeyleri kütüphane yazıcısından çıktı olarak direk alabilirsiniz.. Bu yüzden ilk oryantasyon gününüz de böyle bir kütüphane ile tanışmanız an meselesi olabilir.

Eğer sende yurtta kalan bir öğrenci isen ücretsiz olarak fitness salonuna gidebilir, spor salonunda dilediğin spor dalıyla ilgilenebilir, arkadaşlarınla yoga, zumba gibi derslere katılabilirsin. Rider Üniversitesi için fitness salonu ve kapalı spor salonu (voleybol, basketbol vb. sporlarını yapabileceğin salon) için Student Recreation Center kısacası SRC dediğimiz bir komplekse sahip. Ayrıca kapalı havuzu, bilardo salonu, playstation oynama alanı ve tüm bunlara ek olarak mezunlarına ait spor salonu kompleksine sahip bir üniversite olduğu detayını vermeden geçmek istemem.

Kings Education ile New Jersey’de okursanız, Rider Üniversitesi’nin bir öğrencisi olduğunuzun en güzel kanıtı olan bu kartınıza ilk oryantasyon gününde sahip oluyorsunuz. Kartınızı üniversitede birçok alana giriş yaparken kullanıyorsunuz, en basit haliyle dersliklerinize, yurt odalarınızın bulunduğu alana giriş yaparken bu kartınız sizin için bir anahtar niteliğinde olmazsa olmasınız oluyor! En güzeli de, Amerika’da birçok yerde geçerli olan öğrenci indirimlerinden bu kart sayesinde kolayca faydalabiliyorsunuz… Ne güzel değil mi? 🙂

Tecrübe ile sabit. İlk oryantasyon günümde Amerika’nın en sık kullanılan Uber ulaşımı ile okulun önüne Cadillac gelmişti. Arkadaşlarımı ve beni alıp, ücretsiz bir şekilde Walmart’a götürmüştü. Bu aktivite özellikle ilk okul gününde eksiklerini gidermen, alman gereken önemli ihtiyaçlarını karşılaman için çok tatlı bir jest kesinlikle. Bu sırada hem okuldan arkadaşlarınla kaynaşıyorsun, hem de Amerika’nın dev market zinciri olan Walmart’ı ilk günden keşfediyorsun. Dil okulunuzun ilk günü için düşünülmüş çok tatlı bir detay değil mi? Bence öyle!

Tüm gün yeni evine adapte olmaya çalışırken, ne kadar yorulduğunu fark etmezsin ve gün sonu seni derin bir yorgunluk bekler. Kampüsün tam ortasında bulunan bu tatlı gölün yanındaki çardakta kulaklığını takıp, güzelce doğanın ve içinde bulunduğun yeni hayatın tadını çıkarırsın. Tüm gün, o ana kadar seni sen yapan hatıraların, sevdiklerin daha ilk günden özlenmeye başlanır. Ve sen, bu manzaraya bakarak hepsini sevgiyle anarsın, özlersin… İlk günden özlenir mi deme? Her şey özlenir, hem de fark etmediğin bir şekilde.

Dil okulunun ilk gününde Amerika’da olduğunu buram buram hissettiren sincaplara alışmaya başlarsın. Etrafta minik minik gezen bu tatlışlar, artık sabahları seni güldüren, yemek yerken seni izleyen ve sen onlara karşı samimice yaklaşınca sana doğru gelen miniklere dönüşürler. Şanslıysanız ilk günden kampüs dışını gezerken direk geyik de görebilirsiniz. New Jersey eyaletinin diğer adı olan Garden State isminden anlaşılacağı üzere her yer yeşillik ve orman dolu… Dolayısıyla ilk günden kampüs dışında yürüyüş yaparsanız bir geyikle de karşılaşmanız an meselesi olur…

Benim hikayem böyle işte… Eğer şanslıysan dil okulunun ilk gününde adaptasyon sürecin hızlıca gelişir, gittiğin yere ilk günden ayak uydurmaya başlarsın. Eğer benden de şanslıysan Kings Education New Jersey’e Eylül ayından gidersin, tüm Rider Üniversitesi öğrencileri ile aynı anda eğitime başlarsın. Amerika’da öğrenim görmeyi, yüksek lisans yapsam nasıl olurdu sorusuna cevap bulmayı, yepyeni dostlar edinmeyi ve dil okulundan çok daha fazlasını deneyimleme şansını elde edersin. Gerçekçi olalım, kaçımız dil okulundan çok daha fazlasını deneyimlemek için hayal kurdu? Bu, hayallerinizin bir parçası olsun… Hep daha fazlasını hayal edip, yaşamanız için!
Büşra Beşiroğlu
EDUMAG ulusal içerik yarışması kapsamında platformda yazmaya başlamış, yurtdışı eğitim konusunda tutkulu bir yazar. Öğrenci bakış açısıyla hazırladığı içeriklerde, yurtdışı eğitim deneyimlerini samimi ve bilgilendirici bir dille aktarıyor.

Kanada, yaşamak için dünyanın en iyi ülkeleri arasında ilk sıralarında yer almaktadır. Yüksek refah seviyesi, eğitim kalitesi, son yıllarda izlediği iyimser nitelikli göçmen politikaları ve hem dil ok...

Sonunda 18 yaşımı doldurmuş, büyük stres ve mücadelelerle geçen dönemin ardından hangi üniversitede hangi bölüme gideceğim kesinleşmiş ve Uludağ Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nde birinci yılımı dold...

Ülkemizdeki gençlerin aşılması en zor problemlerinden biri kesinlikle İngilizcedir. Çeşitli uygulamalar, ülkemizde sayıları binleri geçen dil kursları, yabancı dil kitapları ve dahası İngilizce gelişi...
270.817 görüntülenme