Yükleniyor...
Yükleniyor...

Mezun olduktan hemen sonra yurtdışına gitme kararı aldım. Çeşitli değerlendirmeler sonucunda kararım Kanada/Vancouver’da 6 aylık dil okuluna gidip sonrasında da aklıma yatan bir college’da sertifika p...


Bugüne kadarki tüm yazılarımda yurtdışında çalışmanın olumlu yanlarından, nelerin Türkiye’den farklı olduğundan bahsettim. Bu yazımda da biraz bu yaşamın can sıkabilen noktalarından bahsedeceğim.
Her zaman yaptığınız işe talip, durmadan iş başvurusu yapan binlerce insan var. Bunların bilinciyle her gün en iyi performansınızı sergilemek zorundasınız. Ve başarısızlık ihtimaliniz olmamalı. Yoksa geri dönersiniz. Ve işin ilginç yanı, özellikle San Francisco’daki işlerde başarılı olmak, çok çalışmayla birlikte gelmiyor. Yaratıcı olmakla, farklı olmakla geliyor. Yani ''Yurtdışına bir çıkayım da gece gündüz çalışırım’’ düşüncesiyle başarılı olamıyorsunuz. Bu her gün yenilenen, dinamik şehrin parçası olmaya devam etmenin yolu, senin de her gün yenilenmenden, dinamik olmandan geçiyor.
Vize başvurunuz son anda reddedilebilir, ülkeye girişiniz engellenebilir veya vizeniz uzatılamayabilir. Bu kadar belirsizlik varken gelecek planları da yapamıyorsunuz. Yurtdışında ev almak veya çocuk yapmak gibi konularda kararsız kalıyorsunuz.
Yasal süreçlerin en can sıkıcı noktalarından biri de seyahatinizi etkilemesi. Özellikle Amerika’da, zaman zaman (ve tahmininizden çok daha fazla) avukatlar seyahat etmemenizi öneriyor. Uzaktaysanız tahmini 6 ayda bir Türkiye’ye gidiyorsunuzdur. Avukatlardan gelen bu tarz bir uyarıyla bir 6 ay daha beklemeniz gerekebiliyor. Son anda gelebilen bu uyarılar, tüm planlarınızı ve hayallerinizi alt üst edebiliyor.
Saat farkı sebebiyle, özellikle San Francisco’da 10-11 saatlik fark mevcut, Türkiye ile iletişim kurmanız çok kısıtlanıyor. Sevdiklerinizle sadece hafta sonları konuşabiliyorsunuz.
Uzaklık sebebiyle pek çok arkadaşınızın sevinçli veya hüzünlü anlarını kaçırıyorsunuz. Özellikle Amerika’da olursanız pek çok arkadaşınızın düğününü kaçırmayı, hastalığında yanında olamamaya da hazır olun.
Hiçbir zaman gittiğiniz ülkenin tam bir parçası olamıyorsunuz. İşin kötü yanı, artık kendi ülkenizin de bir parçası olamıyorsunuz. Ufak bir aidiyetsizlik hissi yakanızı hiçbir zaman bırakmıyor.
Her ne kadar bahsettiğim olumsuz yanlar zaman zaman canınızı sıksa da yurtdışında çalışmak unutulmaz bir deneyim. Hem kişisel hem de profesyonel anlamda evriliyorsunuz. İsterseniz temelli kalın, isterseniz kısa sürede geri dönün; ama en az bir kere bu deneyimi yaşayın.
Yurtdışında iş bulmanızı kolaylaştıracak Yurtdışına Çılgınlar Gibi CV Yollamayın: Yurtdışında İş Bulmanın 5 Adımı adlı yazımı da okumanızı tavsiye ederim.
İyi haftalar!
Petru Sorin
İstanbul Üniversitesi Amerikan Kültürü ve Edebiyatı bölümü mezunu, uluslararası müşteri hizmetleri alanında deneyimli bir profesyonel. Akademik altyapısını ve yurtdışı iş deneyimini birleştirerek, okuyuculara kültürlerarası bir bakış açısı sunuyor.
İngilizce konuşma aksanlarının arasında Hintlilerin ayrı bir yeri var, bana ve eminim birçoğumuza sempatik gelen ve taklidini yaptığımız bir aksanları var konuşurken adamın istemsizce gerdan kırıp, ri...
271.545 görüntülenme