Yurtdışındaki Yeni Hayatınıza Nasıl Adapte Olursunuz?

Yükleniyor...


Mezun olduktan hemen sonra yurtdışına gitme kararı aldım. Çeşitli değerlendirmeler sonucunda kararım Kanada/Vancouver’da 6 aylık dil okuluna gidip sonrasında da aklıma yatan bir college’da sertifika p...

Yurtdışında yaşam düşüncesi olan öğrencilerin gittikleri ülkeye, şehre, üniversiteye ve ortama daha kolay adapte olabilmeleri için İngilizceyi olabildiğince çabuk öğrenmelerini tavsiye ederiz. İlk adımda eğitim alacağınız kurumların size sunduğu kursları, öğrenci topluluklarını, sosyal aktiviteleri ve gezi programlarını kaçırmamanızı ve bu sayede bulunacağınız arkadaş ortamlarında bol bol İngilizce pratik yapmanızı öneririz. Zira yurtdışında yeni hayatınıza adapte olmak ile uğraşırken olabildiğince hızlı bir şekilde İngilizce konuşma ve anlama becerilerinizi geliştirebilmeniz böylelikle de içinde bulunacağınız kültüre ve şehre daha çabuk alışabilmeniz gerekir.
Bu kapsamda yurtdışında eğitim almak isteyen öğrencilerin yapmaları gereken ilk şey özellikle İngilizce dil bilgilerini ilerletmek ve IELTS/TOEFL gibi seviye testlerinden yüksek not almaya çalışmak olmalıdır.
Bu durumdan kurtulmanın en kolay yolu, öncesinde de bahsettiğimiz İngilizce dil bilginizle doğru orantılıdır. Zira eğitim alacağınız şehir, üniversite, yurt ve kampüs ortamı ile arkadaşlarınızla kuracağınız ilişkilerin temeli İngilizcenize bağlıdır. Ne kadar iyi bir seviyede iseniz, yaşayacağınız sorunları, sosyal yaşama girişinizi kısacası kültür şokunu o kadar hızlı bir şekilde sonlandırırsınız.
Bazen aynı dili konuştuğunuz ülkenizde bile farklı bir şehre taşındığınız da hissettiğiniz yalnızlık ve destek ağınızdan uzak olma duygusu tabi ki yurtdışında yaşamaya başladığınızda daha da artacaktır. Bunun yanında her şeye iyi tarafından bakıp, olabildiğince pozitif düşünüp kendinize kuracağınız yeni çevreyle beraber çok değil, bir ya da iki ay içerisinde bu olumsuzlukları geri de bırakıp artık yurtdışındaki yeni hayatınıza adapte olmaya başlayacaksınız.
Bu aşamada size tavsiyemiz yaşadığınız şehirden tutunda alışveriş yapacağınız markete, eğitim alacağınız üniversitenizden konaklayacağınız yurda kadar, etrafınızda olan bitenleri iyi bir şekilde gözlemleyerek endişelerinizi ve çekingenliğinizi olabildiğince hızlı bir şekilde üzerinizden atmanızdır. Zira etrafınızda sizin gibi farklı ülkelerden gelen yüzlerce öğrenci aynı etkiden kurtulmaya çalışıyor olacaktır.
Bununla birlikte yurtdışında yeni bir hayata adapte olmaya çalışan öğrencilerin yapması gereken ilk şeylerden biri de kendilerini basmakalıp ve yanlış düşüncelerden arındırmak olabilir. Kendinizi eğitim alacağınız ülkenin, şehrin yerel yaşam tarzına, kültürüne, tarihine, yeme alışkanlıklarına alıştırıp sabırlı ve çevrenizdeki insanlara karşı anlayışlı ve saygılı olmanızda fayda var.
En önemlisi de tabi ki yalnız olmadığınızı bilmektir. Bu da sizi bir miktarda olsa rahatlatacaktır. Çünkü sizin gibi farklı ülkelerden gelen öğrenciler de aynı düşüncelerde olacak ve olabildiğince çabuk arkadaşlıklar kuracaksınız. Onlar da sizin gibi aynı zorlukları, sıkıntıları ve karmaşaları yaşayacak ve içinde bulunacağınız arkadaş gruplarında bu aşamaları beraberce daha hızlı bir şekilde atlatacaksınız.
Son yıllarda özellikle facebook, twitter, instagram gibi sosyal ağların yaygınlaşması ile yurtdışında eğitim amacıyla bulunan öğrenciler daha ülkeye adım atmadan konaklayacakları yurttaki oda arkadaşlarından sınıfta ders alacakları öğrencilere kadar herkesi sosyal medyadan araştırarak ekleme ve tanışma fırsatı buluyorlar.
Genellikle şehirde olan etkinlikler, festivaller yakın mesafelere düzenlenen gezilerle ilgili hem üniversitelerinizden hem de turistler için açılmış danışmalıklardan bilgi alabilirsiniz. Aynı zamanda şehirle ilgili bilgilere internet sitelerinden ulaşabilirsiniz. Özellikle Londra, Paris, New York, Milano gibi öğrenci şehirleri gelişmiş sosyal medya hesaplarına ve sitelerine sahiptir.
Zira eğitim alacağınız üniversiteler de bir de burslu okuyorsanız devamsızlık yapma, araştırma ve laboratuar çalışmalarını es geçme ve ödevleri atlama gibi bir şansınız olmayacaktır. Öğretmenler sınıflarda aktif olarak bulunmayan öğrenciler için çok da olumlu düşüncelere sahip olmadıkları gibi hem sınav hem de tez aşamalarında yardımcı olmazlar.
Tabi derslerim iyi olsun diye de hayatınızda belki bir daha karşınıza çıkmayacak bu muhteşem yurtdışında yaşama fırsatını da eziyete dönüştürmeyin. Planlı ve programlı bir şekilde zamanınızı ayarlayarak, olabildiğince erken kalkarak, derslerinizi sınıfta dinleyerek, arkadaşlarınızla bir kafede harcayacağınız birkaç saati şehirde tur atarak geçirmeyi deneyin.
Yurtdışı eğitimleri için Hindistan’da yer alan öğrencilere Mart ayında baharın gelişinin kutlandığı Holi Fest’i kaçırmamalarını öneririz. Bembeyaz giysilerini giyen halk ellerindeki rengarenk toprak boyaları birbirlerine atarlar. Hint inanışına göre kötülüklerden arınılan bu gelenekte kırmızı renk masumiyeti, yeşil canlılığı, mavi sakinliği, sarı da dindarlığı simgeler.
İngiltere’de özellikle futbolun ne kadar önemli olduğunu ve bu alanda dünyanın en başarılı Liverpool, Chelsea, Manchester gibi futbol takımlarına sahip olduğu herkes tarafından bilinir. Ülkenin adından söz ettiren diğer bir spor dalı da Cooper’s Hill’de 200 yıldan fazladır yapılan Peynir Yuvarlama Festivalidir. Her yıl geleneksel olarak bahar mevsiminde yaklaşık dört kilo ağırlığındaki peynirlerin bir tepeden aşağı yuvarladığı festival İngiltere’de eğitim alacaklar için ilginç olabilir.
İtalya’da eğer akşam yemeğine davetliyseniz siz siz olun tabakta yemek bırakmayın. Zira İtalyanlar için tabağın silinip süpürülmesi yemeğin beğenildiği anlamına gelir.
İzlanda’nın başkenti Reykjavik’te köpek beslemek yasak! Olurda sokakta yavru bir köpeğe rastlayıp eve götürmeye kalkmayın. Zira yasa doğası ve yeşilliği ile meşhur ülkede hayvanların doğal ortamlarından kopartılıp kısıtlı alanlarda yaşatılmalarına engel olmak amacıyla çıkartılmış.
Tibet’te misafir uğurlanırken ona dil çıkarmak bir saygı göstergesidir.
Wurstkuchl olarak bilinen ve dünyanın ilk restoranının açıldığı yer olan Almanya, aını zamanda Adidas ve Puma gibi dünyanın iki büyük spor markasına ev sahipliği yapar. Aynı aileden birbirine küsen iki kardeşin kurdukları rakip markalar günümüzde tanımayan yoktur.
Fransa’da eğitim alacak öğrencilerin, yaklaşık 3000 adet patentli sosuyla bilinen Fransız mutfağının tadına bakmalarını tavsiye ederiz. Okullarda geleneksel mutfak kültürünü korumak için ketçap yasaklanmıştır.
İsveç'te olanların Ocak ayının son haftasına denk gelen dönemde gerçekleşen ve buzdan heykeller, kuzey ışıkları ile konserler ve çeşitli etkinliklerle süslenen Kiruna Kar Fetivalini kaçırmamalarını öneririz.
İlk olarak 2002 yılında Bangladeş’te yasaklanan plastik torbalar günümüzde Fransa, Tanzanya ve Meksika’da da kullanılmamaktadır.
Singapur’da eğitim almayı düşünenlere sakız çiğnemenin yasak olduğunu hatırlatmakta fayda var.

4.895 görüntülenme
En güncel eğitim içeriklerinden haberdar olun.
İrlanda’dan herkese selamlar! İrlanda’nın son zamanlarda İngilizce eğitim için tercih edilmesinin en önemli sebeplerinden birisi de dil eğitimi alırken aynı zamanda çalışabiliyor olmanız. Bu yazımızda...