Erasmus’tan Sonra 5 ‘’Keşke’’ ve ‘’İyi ki’’

Erasmus’tan Sonra 5 ‘’Keşke’’ ve ‘’İyi ki’’

Erasmus’tan sonra dilime dolanan bir “iyi ki”ler dizisi var ki… E birkaç tane de keşkem olsun dedim tabi. İyi ki’lerimi yazsam bitmez tabi ama kısa kısa özetleyeyim sizi de sıkmadan anılarımı tazeleyeyim. Hazırsanız keşke’lerimle başlayalım.

1. Keşke daha önce yapsaydım!

1. Keşke daha önce yapsaydım!

Hem Erasmus’u daha önce yapsaymışım derken hem de keşke daha önce yurtdışına çıksaymışım diyorum şimdi. Aslında 20 yaşımda böylesine muhteşem bir deneyimi yaşadığım için ileride hatırlayacağım hatıralarım var. Yani daha küçük yaşta deneyimleseydim belki de bu kadar kalıcı olmayacaktı hatırlayacaklarım. Ancak Erasmus için bir sene öncesinden başvursaydım eğer, seneye de tekrar başvuru yaparak 2 kere giderdim diyorum!

2. Keşke yerel dili öğrenebilseydim!

2. Keşke yerel dili öğrenebilseydim!

Erasmus’a giderken ilk amacım İngilizce’yi geliştirmekti. Bir yandan gelecekte kariyerime yatırım yapmak tabi. Gittiğimde tüm sınıfın Erasmus öğrencisi olduğunu görünce İngilizce’den başka bir dil konuşulmayacağını anladım. Çünkü sınıfta Belçika’dan kimse yoktu. Bir yandan Felemenkçe görüyorduk ama yeterli değildi çünkü İngilizce ön plandayken en büyük çabayı İngilizce’ye sarfettim.

Eğer gideceğiniz ülkede böyle bir fırsatınız varsa ne yapın ne edin öğrenebildiğiniz kadar yerel dili öğrenin. Özellikle İspanya, İtalya ya da Fransa gibi şehirlere gidiyorsanız. Online kurslardan, dizilerden bolca yararlanabilirsiniz. Mesela İtalyan dizilerini İngilizce alt yazıyla izleyerek bir taşla iki kuş vurabilirsiniz.

3. Keşke daha çok gezebilseydim!

3. Keşke daha çok gezebilseydim!

Aslında bu süreçte 12 ülke gezdim ancak evde oturduğum günleri de hatırlayınca keşke o günlerde, yani tatil günlerimde daha çok gezseydim diyorum. Bu süreçte aslında çok yakın arkadaşlıklar kurdum ancak kalabalık gruplarla planlanmak istenen gezilerde çıkan pürüzler yüzünden birçok seyahatimiz iptal olmuştu. Keşke kimseyi beklemeden daha çok yer gezseydim.

4. Keşke daha uzun süreli kalabilseydim!

4. Keşke daha uzun süreli kalabilseydim!

Gittiğim okul (Vives University – Brugge) benim bölümüm için ilk dönem öğrenci kabul etmediğinden ikinci dönem gittim. Keşke birinci dönem gidebilseydim ve uzatabilseydim. Şimdi keşke bir şansım daha olsa da aynı şeyleri tekrar yaşayabilsem diyorum!

5. Keşke daha az eşyayla, valizimde daha çok boşlukla gelseydim!

5. Keşke daha az eşyayla, valizimde daha çok boşlukla gelseydim!

Gittiğim her ülkeden her şehirden mutlaka hediyelik bir şeyler alacağımdan emindim. Nitekim öyle de oldu. Ancak gelirken ne kadar sorun yaşadıysam giderken de bir o kadar sorun yaşadım. Maalesef sebebi duty free’ler değil bizzat şehirlerin kendisi. Nereye gidersem gideyim en kötü bir magnet bir anahtarlık alıp döndüm. Bu açıdan siz de olabildiğince az eşyayla gelin. Burada göreceksiniz ki ihtiyacınız olan her şeyi Euro hesabıyla da olsa ucuz fiyatlarıyla bulabilirsiniz.

1. Koca bir "iyi ki" ile başlıyorum.

1. Koca bir

İyi ki bu kararı aldım ve ailemi ikna ettim. İlk başta mesleğime ne katkısı olacağını sorguladım ama bundan önce bir insan olarak bu deneyimi yaşamam gerektiğiyle başladım. Sonuçta ne olursa olsun ister kariyerim açısından isterse gezgin bir insan olmamdan dolayı olsun hiç farketmezdi. Ne yapıp ne edip elimdeki her fırsatı yurt dışına çıkıp gezmeye ve görmeye değerlendireceğimden emindim. İlk yurtdışı deneyimim sayılır aslında uzak anlamda. Bunu öğrenciyken yaşadığım için çok mutluyum. Bu sürecin bana sağladığı olumlu şeyler saymakla bitmez.

2. İyi ki dünyanın dört bir yanından insanlar tanıdım.

2. İyi ki dünyanın dört bir yanından insanlar tanıdım.

Aslında Erasmus boyunca en kalıcı eğitimi bu sayede aldım. Avrupa’nın dışında Aruba, Çin, Kore gibi birçok uzak ülkeden de arkadaşlarım oldu. Kültürlerini gidip tanımak tabi ki en iyi seçenek ancak tanıdıklarımın hayat görüşleri, ödev yaparken sunduğu fikirler, kıyafetleri, olaylara bakış şekilleri ve birçok faktör az çok o kültürü de tanımamı sağladı açıkçası.

3. İyi ki konuştum, sohbet ettim, sosyalleştim!

3. İyi ki konuştum, sohbet ettim, sosyalleştim!

Erasmus’un ve böylesine çok kültürlü bir ortamda 5-6 ay yaşamanın bana öğrettiği en güzel şey dümdüz yaşamak oldu. Nasıl yani? Şöyle ki; insanları tanırken ve kendimi tanıtırken her şeyi olduğu gibi konuştum ve düşündüm. “Acaba karşımdaki ne düşünür?” olayı vardır ya hani, ben hiç yaşamamayı öğrendim bu olayı. Çünkü ne kadar kulaktan doğma duyduğumuz bilgiler olsa da kültürü orada yaşamadan veya birileriyle tanışmadan tam olarak tanıyamayız. Ben de insanlarla tanışırken kalıp yargılar ve ön yargılardan uzak sadece insan olarak tanıdım ve tanıştım. Herkesle sohbet etmeye çalıştım. Garsonla, dondurmacıyla, sınıf arkadaşlarımın hepsiyle, gittiğim ülkelerdeki sokaklardaki insanlarla bile! Gördüğüm ve olası tüm aktivitelere katıldım, şehirleri gezdim, gezdiğim yerleri blogladım, küçük bütçeyle çok şey yapmaya çalıştım! Çünkü öğrenebildiğim ve keşfedebildiğim kadar şey görmek için oradaydım!

4. İyi ki kimseyi dinlemedim ve kararımı verdim.

4. İyi ki kimseyi dinlemedim ve kararımı verdim.

Her an her yerde olması muhtemel olan “Ne işin var oralarda?”cılar benim de etrafımda fır dönüyordu arkadaşlar. “Neden gideceksin?, mesleğine ne katkısı var zaten öğretmen olacaksın?, boşa masraf mı çıkaracaksın?” gibi bir ton gereksiz sorularla çok fazla karşılaştım. Neyse ki ailem bana her zaman destek oldu ve bazı tereddütleri de olsa yolumdan caydırmaya çalışmadılar. Tabi aile için biraz zor bir karar bildiğiniz üzere. Hiç görmediğim bir yerde tek başıma yaşamaya gidecektim ve güven problemleri, kötü kötü düşünceler her zaman vardı. Eğer ki ailenizi ikna etme ihtiyacı duyarsanız onları ikna etmeden önce kendinizi ikna edin. Ne kadar çok istediğinizden emin olun ve bunu ailenize gösterin. Sizin hissettiğiniz heyecanı, isteği hissetmeyenleri de asla ama asla dinlemeyin!

5. İyi ki hep yeni şeyler denedim!

5. İyi ki hep yeni şeyler denedim!

Bir günkü kahvaltım diğer günümle aynı olmadığı için, aynı insanla da olsa her gün farklı konular konuştuğum için, hiç denemediğim sporları denediğim için ve en önemlisi hiç olmadığım kadar dobra olduğum için iyi ki diyorum! İlk defa bisikleti şehir içinde sürmüş olmak ya da ilk defa farklı bir dili günlük hayatta her anımda kullanmış olmak harika deneyimlerdi. Markete gittiğimde bile her zaman farklı şeyler almayı denedim. Dondurma alırken farklı bir çeşit aldım, daha öncesinden hiçbir fikrim olmayan çok farklı bir dil daha öğrenmeye kalktım. Denemediğim içecekleri denedim. İyi ki böylesine muhteşem bir deneyimi yaşadım.

He bir keşke daha ekleyim şöyle : Keşke herkes bu deneyimin zevkini tadabilse!

YAZAR HAKKINDA
Gülşen Akıncı

EDUMAG Editörü