İngiltere Dil Okulu ile Yol Açık, Yola Çık!

İngiltere Dil Okulu ile Yol Açık, Yola Çık!

Yine bir Kübra maceraları daha sizi bekliyor. İngiltere’yi adım adım keşfetmek benim çocukluk hayalimdi. Ama yalnızca hayaldi. Ta ki EDUMAG’ın düzenlediği yurtdışı içerik yarışmasını kazanana kadar…

Work and Travel ile ilgili yazdığım Macera Dolu Work and Travel ile Yol Açık, Yola Çık adlı günlüğüm ile İngiltere’de 4 hafta dil okulu kazanarak hayatımın en güzel başarısına imza attım. İşte her şey o günden sonra başlıyordu benim için. Gelin beraber yaşayalım şimdi o İngiltere’de dil eğitimi macerasını..

1. Bath'ta ailemle beraber ilk günüm.

1. Bath'ta ailemle beraber ilk günüm.

Tanımadığın bir aile ile mi kalacaksın? Ya kötü insanlarsa? Ya bi’ şey olursa? Tıkayın kulaklarınızı bu gibi tepkilere. Ben İngiltere’ye varmadan önce misafiri olacağım aile bana ulaşarak ev adresini, iletişim numarasını vermiş ve eve nasıl ulaşacağımı dahi anlatmıştı. Londra’dan 3 saat süren bir otobüs yolculuğu sonrasında evime gelmiştim. Heyecanlı ve ürkek bir halde kapıyı çaldığımda karşıma çok tatlı bir kadın çıktı. Eşyalarıma yardım ettikten sonra buralara nasıl geldiğimi, kim olduğumu dinledi. Evi, şehri, okulu anlattı. Evimiz 3 katlı, tertemiz, İngiliz karı-kocanın haricinde 1 İtalyan, 1 Çinli ve 1 Arap’ın yaşadığı ponçik bir yuvaydı ve herkes birbirinden mükemmeldi. Kısa sürede ailem gibi benimsedim herkesi, her günümüz mükemmel geçiyordu çünkü. Bu kadar iyi gidemezdi.

2. Kaplan dil okulunda ilk gün izlenimlerim..

2. Kaplan dil okulunda ilk gün izlenimlerim..

Ev arkadaşlarımdan ikisi Kaplan International’da öğrenciydi ve ilk günümde okula onlarla gidiyor olmam benim için büyük şans oldu. Çok heyecanlıydım, yeni insanlar tanıyacaktım, hayatım her an değişiyor ve her anım bana yeni bir şeyler katıyordu. Okula girdiğimde öğretmenler büyük bir sıcakkanlılıkla karşıladılar ve beni toplanma odasına aldılar. Yaklaşık 20 yeni öğrenci daha vardı. Herkesin heyecanı yüzünden belli olurken birbirimizle tanışmaya başlamıştık bile. Bizleri uygun sınıflara dağıtmak amacıyla dil bilgisi, yazma ve konuşma üzerine ufak bir sınav yapıldı. Bu sınav bile fazlasıyla eğlenceli geçiyor emin olun. Sınavdan sonra ülke, şehir ve okul ile ilgili bilmemiz gereken her şey anlatıldı, hatta birkaç saat süren bir şehir turu yapıldı. İlk günden birbirimize alışıp kaynaşmamız için çok güzel bir etkinlik olmuştu. Kendinizi evinizde hissettirecek ve her konuda fazlasıyla yardımcı olabilen bir ekibi var gerçekten Kaplan International ailesinin.

3. Peki, Kaplan dil okulunun eğitimi nasıldır?

3. Peki, Kaplan dil okulunun eğitimi nasıldır?

Türkiye’deki eğitim sistemini unutun. Ezber yok, sürekli ders çalışma ve sürekli verilen yoğun ödevler yok. Siz o sınıftayken sizden beklenen en önemli şey derse katılmanız ve korkmadan sıkılmadan konuşmanız. Okulun ilk günü girdiğiniz sınavla size uygun bir sınıfa yerleştiğiniz için bunun sizin için zor olacağını düşünmeyin. Seviyenize uygun kitaptan başlayacaksınız ve o günün dil bilgisi konusuyla ilgili interaktif ve genellikle grup çalışmalarına dayalı ders işlenecek. Yani kalkıp tahtaya kuralları yazıp ezber yapmanızı beklemeyecekler. Öğrenmeniz gereken ne varsa o derste arkadaşlarınızla grup çalışmasındayken, cümleler kurarken hatta sokağa röportaj yapmaya çıktığınızda öğreneceksiniz. Kağıtta değil, aklınızda kalıcı olacaktır her şey böylece. İngilizce konuşurken hata yapmaktan asla korkmayın, çünkü o insanlar ana dillerini konuşuyor fakat siz anadiliniz haricinde bir dil daha öğreniyorsunuz. Asla korkmayın..

4. Ya sosyal faaliyetler?

4. Ya sosyal faaliyetler?

Eğlence delileri burada toplansın haydi şimdi 🙂 Okulun ortak salonunda büyük bir etkinlik köşemiz vardı ve haftalık olarak sürekli güncellenirdi. Hangi gün hangi etkinlik var, saat kaçta ve nerede tüm bilgilerle beraber orada olurdu. Peki, ne etkinlikleri? Dürüst olayım, aklınıza ne gelirse yapılıyor. Özellikle uzun dönem öğrencisi olarak gidiyorsanız gezmediğiniz yer, yapmadığınız faaliyet kalmayacaktır. Öğlenleri parklarda düzenlenen mini yarışmalar, şehirle ilgili etkinlikler (Bath şehrinde spaya gitmek gibi), spor turnuvaları, yemek etkinlikleri, roller disco, bowling, hafta sonları diğer şehirlere düzenlenen turlar… Her hafta ve her gün farklı etkinlikler olmak üzere çok güzel etkinliklere katılabiliyorsunuz. Tabii bu sayede daha fazla arkadaş edinerek dilinizi daha iyi geliştirebiliyorsunuz. Unutmayın, İngilizce sadece okul ve dil bilgisinden ibaret değil.

5. Kazanacağınız en güzel şey, insanlar olacak.

5. Kazanacağınız en güzel şey, insanlar olacak.

Bir masa düşünün, masada 10 kişi düşünün, şimdi de o 10 kişinin dünyanın farklı noktalarından olduğunu düşünün. Muazzam değil mi? Bu deneyimin bana kattığı en güzel his edindiğim arkadaşlıklar olmuştur. Her arkadaşımın ülkesi hakkında öğrendiğim ilginç kültürler, hatta o ülkelerin aksanları, dilleri… Emin olun tanışacağınız insanlar ufkunuzu açacak, vayy beee diyeceğiniz çok şey öğreneceksiniz. Kısa sürede nasıl aile olunur, bunu çok iyi göreceksiniz. En güzeli de, bir gün dünya turuna çıkmaya karar verseniz, birçok ülkede kapınız olacaktır. Alın size yola çıkmak için ne güzel bahane 🙂

6. Peki İngilizcem gelişecek mi?

6. Peki İngilizcem gelişecek mi?

En çok sorulan sorulardan birisi olduğu için bahsetmeden geçmek olmaz. Şöyle düşünün, İngilizce’nin başkentine gidiyorsunuz ve herkes aynı dilde konuşuyor. Dünyanın çeşitli yerlerinden aynı amaç uğruna gelmiş olan herkes tek bir ortak dilde buluşuyor ve siz istemeseniz bile bu dili kullanmak, alışmak zorunda kalıyorsunuz. Türklerin çok olduğu yerlere de gidecek olabilirsiniz. Türkçe konuşmayın. Çok fazla İtalyan arkadaşım vardı ama İngilizce konuşmaya özen gösteriyorlardı. Tek yapmanız gereken şey “aman hata yaparım” demeden elinizden geldiğince, kendinize güvenerek sadece konuşmak. Ağzınıza ne gelirse korkmadan cümle kurun 🙂 Çok çok kısa sürede ne kadar geliştiğinizi fark edeceksiniz.

7. Nedir bu İngiliz havası dedikleri?

7. Nedir bu İngiliz havası dedikleri?

Hayatımda yaptığım en aptalca hareket, İngiltere’ye gitmeden önce “amaaan yaz yani sonuçta en fazla ne kadar soğuk olur ki?” diyerek bir sürü yazlık kıyafet götürmekti. Çünkü öyle bir iklimle karşılaşacaksınız ki bir günde dört mevsim yaşayacaksınız. Altınızda kısa kollu bir yazlık, yanınızda kalın bir mont, yağmurluk ve şemsiye olması gerekiyor. Gündüz sıcak olan hava akşama buz kesebilir, hatta hava güneşliyken beş dakika sonra yağmur yağabilir. İngilizlerin bile ağzında dalga konusu olan bu hava şartlarına kendinizi hazırlasanız iyi olur 🙂

8. Korkmadan, bıkmadan, usanmadan gezin!

8. Korkmadan, bıkmadan, usanmadan gezin!

Hayatınızda elinize sayılı defa geçecek çok güzel fırsatlar vardır. Benim için bunlardan birisi İngiltere’ydi. Bu ülkeye tek başıma yola çıkmıştım ve çok fazla arkadaş edindiğim halde gezmek istediğim her yeri tek başıma gezmek istedim, siz de bunu deneyin. Çünkü anca böyle ayaklarınızın üzerinde durduğunuzu göreceksiniz, “işte, evet, ben yaptım” diyeceksiniz. Yalnızca eğitim amaçlı gittiğiniz o şehre tıkılıp kalmayın. 4 haftalık eğitim sürecimde toplamda 9 şehir gezdim tek başıma. Yaptığım şey yalnızca bilet almak ve şehir için ufak rotalar yapmak olmuştu. Birkaç hafta öncesinden otobüs-tren biletleri bakın her gün bi’ yerlere gidin, görün, keşfedin. Çünkü her şehir birbirinden farklı güzellikte… İngilizcem iyi değil, ya kaybolursam falan diye asla düşünmeyin. Sizi bekleyen ve keşfedilmesi gereken o kadar çok güzellik, adım atılması gereken o kadar güzel topraklar var ki… Hepsi sizi bekliyor.

YAZAR HAKKINDA
Kübra Kılınç

EDUMAG Yazarı