Yükleniyor...
Yükleniyor...

Erasmus’tan Türkiye’ye Döndüğünüzde Muhtemelen Duyacağınız 11 Soru konusu, yurtdışı eğitim sürecinde önemli bir yere sahiptir. Erasmus programı, değişim fırsatları ve Avrupa'da eğitim deneyimi alanında yapılan araştırmalar, Erasmustan, Türkiyeye, Döndüğünüzde, Muhtemelen hakkında bilinçli adımlar atmanın öğrencilerin başarısını doğrudan etkilediğini göstermektedir. Yurtdışında eğitim almayı hedefleyen öğrenciler için erasmus’tan türkiye’ye döndüğünüzde muhtemelen duyacağınız 11 soru konusunu iyi anlamak, doğru kararlar vermek açısından büyük önem taşır.
Günümüzde erasmus’tan türkiye’ye döndüğünüzde muhtemelen duyacağınız 11 soru ile ilgili bilgiye erişim her zamankinden daha kolay olsa da, doğru ve güncel kaynakları bulmak hala önemli bir ihtiyaçtır. Erasmus programı, değişim fırsatları ve Avrupa'da eğitim deneyimi kapsamında Erasmustan, Türkiyeye, Döndüğünüzde, Muhtemelen değerlendirirken dikkat edilmesi gereken pek çok husus bulunmaktadır. Bu görseller, erasmus’tan türkiye’ye döndüğünüzde muhtemelen duyacağınız 11 soru konusundaki farklı perspektifleri ve deneyimleri yansıtmaktadır.
Bu galerimizde erasmus’tan türkiye’ye döndüğünüzde muhtemelen duyacağınız 11 soru konusuna dair dikkat çekici görselleri sizler için derledik. Erasmus programı, değişim fırsatları ve Avrupa'da eğitim deneyimi hakkında görsel bir rehber niteliğindeki bu içerik, Erasmustan, Türkiyeye, Döndüğünüzde, Muhtemelen sürecinde karşılaşabileceğiniz durumları somut bir şekilde gözler önüne sermektedir. Görselleri inceleyerek erasmus’tan türkiye’ye döndüğünüzde muhtemelen duyacağınız 11 soru hakkında daha net bir fikir edinebilirsiniz.
Erasmus’tan Türkiye’ye Döndüğünüzde Muhtemelen Duyacağınız 11 Soru konusunu değerlendirirken dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, her öğrencinin farklı hedeflere ve beklentilere sahip olduğudur. Erasmustan, Türkiyeye, Döndüğünüzde, Muhtemelen sürecinde kişisel ihtiyaçlarınıza en uygun seçenekleri belirlemek için kapsamlı bir araştırma yapmanız önerilir. Deneyimli eğitim danışmanlarından destek almak ve benzer süreçlerden geçmiş öğrencilerin görüşlerini değerlendirmek de karar verme sürecinizde size büyük katkı sağlayacaktır.
Yurtdışı eğitim deneyimi, sadece akademik bilgi edinmenin ötesinde kişisel gelişim, farklı kültürleri tanıma ve uluslararası bir bakış açısı kazanma fırsatı sunar. Erasmus’tan Türkiye’ye Döndüğünüzde Muhtemelen Duyacağınız 11 Soru başlığı altında incelediğimiz bu konu, yurtdışına çıkmayı planlayan öğrencilerin sıklıkla araştırdığı ve bilgi edinmek istediği alanların başında gelmektedir. Erasmustan, Türkiyeye, Döndüğünüzde, Muhtemelen ile ilgili doğru ve kapsamlı bilgiye ulaşmak, eğitim sürecinin her aşamasında bilinçli tercihler yapabilmenizi sağlar.
Erasmus'a gidenlerin Türkiye'ye döndükten sonra sıklıkla duydukları ve duydukça da alıştıkları o klasik soruları sizler için topladım. Siz de gidecek olanlardan biriyseniz şimdiden bu sorulara hazır olun.

Evet arkadaşlar ilk madde olarak belirlediğim ve en çok duyulan şeylerden biri olan ”kilo almışsın” lafıdır. Maalesef yeme alışkanlığınız tamamen değişmesi ve düzensiz beslenmenin tavan yaptığı bir dönem olan Erasmus için nereye giderseniz gidin kilo alınıyormuş.
Avrupa’da meyve sebze pahalı olunca ekmek arası, makarna gibi değişik ve yaratıcı sandviçlerle kilo almak kaçınılmaz oluyor. Genelde annemizin ya da ninelerimizin söylerken yüzünde zafer gülümsemesi olur, çünkü sevinirler bu duruma. Bir de arkadaşlarımızın “Ama biraz kilo almışsın.” Derken bizde ağlama isteği oluşturan söyleyişleri vardır ki yaşayan bilir.

Belçika’dan dönünce karşılaştığım bir durum olduğu için yazdım ki gülmekten cevap veremediğim anlardan biriydi. Belçikaca diye bir dil olmadığını açıklamak yerine, Erasmus’a gidince yerel dili öğrenmenin zorluğundan bahsetmiştim cevap olarak. Çünkü Erasmus’a gidince genellikle uluslararası sınıfta olunduğundan İngilizce seviyenizin tavan yapmasının yanına yerel dili öğrenmenin biraz zor olduğunu düşünüyorum.

Gönül ister ki her arkadaşımıza her aile bireyine tek tek hediye getirebilelim. Tabi ki gittiğimiz yere göre değişen hediyeliklerin başını anahtarlıklar ve magnetler çekiyor. Ama Euro’nun yükselmesinden ötürü bir magnete 4-5 Euro, yani ortalama 20 Lira ödemek insana koyuyor bildiğiniz gibi.

Bu sorunun “Şimdi sen niye gidiyosun, dönünce nolacak?” gibi bir ön versiyonu var ki hemen herkesin gitmeden önce sorduğu bir sorudur bildiğiniz gibi. Nedeninin kişiye göre değişmesi bir yana, istediniz ve gittiniz en önemli sebep budur bence.

Alttan kalan derslerin ve gelecek senenin uzaması hakkında özellikle anne-babamızın cevabını çok merak ettiği bir sorudur. Her üniversiteye göre değişse de genel olarak sene uzamadan, kredi eşleştirip birkaç dersi alttan bırakmakla atlatılır.

Aslında çok paradan kastın ne olduğuna bağlı olarak cevabı değişen bir soru. Çok alışveriş yaparsın çok para harcanır, çok lüks yaşarsın çok para harcanır, gerçekten pahalı bir ülkede Erasmus yaptıysan yine çok para harcanır. Ama ilk birkaç ay sonrası bütçe yapmayı öğrendikten sonra harcanan para ister istemez azalıyor. Para biriminden dolayı da Türk lirasına dönüştürüp öyle hesaplanırsa aylık harcamalar tabi ki Türkiye’dekinden fazla oluyor.

İlk başta dil yetersizliğinin hissettirdiği bir öz güvensizlikle gidilen ve sonrasında bir İngiliz gibi hissettiren muazzam bir olay olan Erasmus’un asıl amacının dil öğrenmek olduğunu hepimiz biliyoruz.
Erasmus yapan ve diğer ülkelerden gelenlerin de sizinle aynı konumda olduğunu düşündüğünüz zaman sıkıntı yaşamak neredeyse imkansız. Çünkü diğer öğrenciler de sizinle aynı konumda olduğu için sizin tıkandığınız zaman karşı tarafın sizin yanlışınızı küçümsemek yerine size yardım ettiğini görüyorsunuz. Aynı şey ana dili İngilizce olanlar için de geçerli. İngiliz ya da İrlandalıların da size ellerinden geldiğince yardımcı olduğunu söylemeliyim. Gittiğiniz ülkenin halkıyla iletişim konusunda da asla sıkıntı yaşamıyor, dil bilmeyen biriyle bile bir şekilde iletişim kurabiliyorsunuz.

Bu soruyla sadece Erasmuslular değil yurtdışına çıkmış olan herkesin karşılaştığından eminim. He merak edenler için ise cevap hayır tabi ki değil. Birçok kez doğru bilinen yanlışlarla karşılaştım ve asla bilinen gibi her şey serbest veya insanlar kuralsız değil. Tam tersi her şey kurallara ve düzene bağlı. Ama çoğunlukla birbirine saygılı olduklarından insanlar diğerlerine karışmıyor. Bu da serbestlik olarak algılanıyor.

Birası meşhur bir yerde Erasmus yaptığım için (Belçika) sürekli olarak bana sorulan bir soru. Biranın sudan ucuz olmasının sebebini tam olarak açıklayamasam da yani su mu pahalı yoksa bira mı ucuz tam anlayamasam da açıklamadan evet cevabını veriyorum ve “Vay be medeniyet!” tepkisini alıyorum. Sanıyorum ki size de tanıdık geliyordur bu konuşma.

Vergi denen şey maalesef her yerde var arkadaşlar çoğu ülkede ucuz değil. Aldığınız fiyatın üzerine pasaport, Türkiye’de açtırma gibi birkaç prosedür de eklenince Türkiye’den de ucuz olmuyor tabi.

Bu soruya “Niye geldin, öyle güzel yer bırakılır mı hiç?” gibi artçı sorular da ekleyebiliriz tabi. Ama zaten hayır diye bir cevap seçeneği olmayan bu naçizane soru için kısa bir “Evet” diyerek fırsatı olan herkesin mutlaka Erasmus deneyimini yaşaması gerektiğini söylüyorum. Her öğrencinin tecrübe etmesini tavsiye ediyorum.
Gülşen Akıncı
EDUMAG editörü olarak yurtdışı eğitim sektöründeki gelişmeleri yakından takip eden ve analiz eden deneyimli bir içerik profesyoneli. Editöryel çalışmalarıyla, okuyuculara doğrulanmış ve güvenilir yurtdışı eğitim bilgileri sunuyor.

EDUMAG'daki ilk yazımda sizlere Polonya’daki Erasmus tecrübemden bahsedeceğim. Erasmus yapacaklara tavsiyeler verdiğim bu yazı, daha çok Erasmus yaptığım Polonya'nın Opole şehri özelinde olacaktır. Ha...

Erasmus+ ile bilinmeyende kaybolmanın hikayesini size anlatacağım. Önce bir düşünün... Daha önce hiç adını dahi bilmediğiniz, hiç kimseyi tanımadığınız ve hatta insanların ne konuştuklarını dahi an...

Gözlemledim, dinledim, çok şaşırdım, çok güldüm. Erasmus deneyimine sahip bir Türk öğrenci olarak aklımda yer edinmiş birkaç durum tespit ettim. Sanıyorum ki yalnız değilim. Şahit olduğum, yaşadığım,...
270.817 görüntülenme